anlamli nickler
              ENGLISH
 
Neden
Diyarbakır?






Diyarbakır öncelikle bir tarih şehridir. Tarihin şafağında ortaya çıkmış ve bu günlere dek kendini sürdürerek, yaşatarak gelebilmiş bir şehirdir. Diyarbakır'la birlikte yola çıkmış ve kendisiyle yaşdaş olarak kabul edebileceğimiz doğusundaki Babil, Ninova ile batısındaki Efes, Fasilis gibi şehirler bugün tarih sahnesinden silinmişler. Esameleri bile okunmuyor. Ama Diyarbakır dimdik ayakta. İşte budur, bu anlamda Diyarbakır'ı önemli ve her hal şart altında ilgi odağı kılan.

İlçesi Ergani yakınlarındaki Bajargeran tepesinde, "kot ê ber çem" 'de ya da çok bilinen adıyla Çay Önün'de, Hilar'da on bin yıl öncesinin ilk toplu yerleşim yerinin ve yine ilk yabani buğday ve yabani hayvan çeşitlerinin ehlileştirilip evcilleştirilmesi şehrin hinterlandının da önemini ortaya koyar. Yine Lice yakınlarındaki Bırkleyn mağaralarındaki Asurlara ait kral 1. Tıglatpiliser ve Salmanazar'a ait figürler ve siteller. Ayrıca Lice yakınlarındaki tarihi Dakyanus şehri, Eğil ve Bismil'deki kazılarda ortaya çıkan önemli arkeolojik buluntular şehrin çevresinin de ne denli tarihsel mirasla dolu olduğunun canlı tanıklarıdır.

Diyarbakır şehir merkezi de öyle. Tarihten bugünlere süzülerek gelen 5.5 kilometre uzunluğundaki surların tarihinin neredeyse 5000 yıllık olduğunu ve bugün hala dimdik ayakta duran dünyadaki tek örnek olduğunu bilmem söylemeye, anlatmaya gerek var mı?



"Bu bölümde kullanılan fotoğraflar için Merthan Anik, Özlem Karaaslan, Hüsamettin Bahçe, Mehmet Akyıl, Selma Yılmaz' a teşekkür ederiz."




Hemen yanı başından geçen Dicle nehrinin Kutsal Kitaplarda adı geçen dört nehirden (Dicle, Fırat, Aras ve Kura) biri olduğu ve bu nehrin adeta Diyarbakır'la anılmaya kadir olduğunu mutlaka ve mutlaka vurgulamak gerekir.

Ve kente anlam katan eski Diyarbekir evleri, Camiler, Medreseler, Kiliseler, Su Yolları, Surlardaki Burçlar, Kitabeler ve de henüz envanteri bile çıkarılamamış daha nice bir dolu tarihsel kültürel miras örnekleri...

Diyarbakır elbette ki bir kültür şehridir de. Bunun en önemli göstergesi yüz yıl öncesine kadar ki zengin etnik ve entellektüel harcıdır. Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Keldani, Yahudi'nin hep beraber yaşadığı tarihin kavşak noktasında odaklanmış bir şehir. Belki de Osmanlı'nın son dönemlerinde nüfusuna göre en çok edebiyat insanı yetiştiren şehir ünvanını bu zengin mozaiğe de bağlamak gerek.

Kültüre ve kültürel gelişmeye katkıda önemli bir işlevi olduğuna inanılan Gazetelerin de neredeyse 130 yıl önce hemen hemen İstanbul'la aynı tarihlerde Diyarbakır'da hayatiyet bulduğu bir başka önemli konudur. 1860 yılında İstanbul'da çıkarılan Tercuman-ı Ahval'den dokuz yıl sonra 1869'da Anadolu'da çıkan ilk gazete olarak Diyarbakır'da "Diyarbekir" gazetesi çıkmıştır.



Türkiye'nin edebi ve kültürel gelişmesine Diyarbakır'lı şair, yazar, edebiyat, kültür ve sanat insanlarının katkısı da çok önemlidir. Kütüphaneciliğin babası olarak kabul edilen Ali Emiri Efendi, İshak Sukuti, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmed Arif ile günümüzün yaşayan bir dolu fikir ve sanat insanları bunlara örnektir.

Diyarbakır'da Kültür ve Sanat belki zaman zaman ülkenin genelindeki siyasi keşmekeşe kurban gitmiş, kesintiye uğramış olsa da; her defasında kökleri çok derinlerde olan yeni sürgünler olarak yeniden capcanlı sıçrayışlar yapmış ve varlık bulmuştur.

İşte şiddet politikalarından sıyrılınmış son üç, dört yılın kültür ve sanat panoramasına Diyarbakır ışığında bakarsak, neredeyse her hafta kendi kitlesini etrafında şekillendiren kültürel etkinlikler varlık bulmakta. Hiç değilse yılda birkaç kez bütün kenti kucaklayan ve ses getiren önemli kültürel, sanatsal hareketlilikler yaşanmakta. Bu da kentin asli kimliğine yeniden dönüşü anlamındadır. Evet hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Diyarbakır kendisi için ve onu seven dostları için yerelden evrensel kültüre evet diyor. Demeyi de sürdürecek. Çünkü Diyarbakır bir tarih ve kültür şehridir.

Şeyhmus Diken